“Dilimin sınırları düşüncemin sınırlarıdır.”

                                                                                   Ludwig Wittgenstein

Sözcükler ve Kitaplar

Okuduğunu, dinlediğini anlayan kişi sorunları çözerken daha yetkindir. Yetkinlik de dile hâkim olmakla, sözcük dağarcığının zenginliğiyle mümkündür.

Öğrencilerimizin ana dili bilincini geliştirecek, onlara bunun önemini kavratacak, Türkçe öğretimi programının amaçlarını göre hazırlanacak, her yönüyle zengin ve etkili bir Türkçe dersi işleyişi gerçekleştirmeliyiz. Ucu hep açık bir işleyiş olmalı bu. Öyle ki ülkemizde, dünyada ana dil programlarının nerelerde aksadığını görmeli, çözümler üretebilmeli, en verimli yöntemlerle öğrencilerimize ulaşabilmeliyiz.

Türkçe Bölümü olarak öncelikle MEB’in müfredatını inceliyor, sonra da kendi bakış açımızla oluşturduğumuz çalışma kâğıtlarını ve kitapçıkları hazırlıyoruz. Malzememiz sözcükler olduğundan sözcükleri öğrencilere iletecek yapıtları seçmekle işe başlıyoruz. Seçkilerimiz; Yaşar Kemal’in Anadolu destanlarından Muazzez İlmiye Çığ’ın Sümer çevirilerine, Orhan Kemal’den George Orwell’e, Dostoyevski’den Montaigne’e, Feride Çiçekoğlu’ndan Oğuz Atay’a, Hüseyin Rahmi’den Cahit Külebi’ye, Orhan Veli’den Bedri Rahmi’ye, Haldun Taner’den Füruzan’a, Reşat Nuri’den Attila İlhan’a, Sait Faik’ten Samed Behrengi’ye kadar büyük bir yelpazenin ürünüdür.  Seçtiğimiz yapıtların sözcükleri, deyimleri, atasözleri, imlası, anlatım zenginliği, biçem özellikleri, sözcüklerin yepyeni anlamlar kazanmaları, mecazları, terimleri, çağrışımları, imgeleri… Bu yapıtların dizeleri, kıtaları, paragrafları, bölümleri… Bu yapıtların dönemleri, sosyal iletileri… Bu yapıtların temaları, ana düşünceleri… Bu yapıtların karakterleri, olayları, kişileri… Bu yapıtların karşılaştırılması, neden/sonuç ilişkileri, amaç ilişkileri; her türlü anlatım özellikleri… Şiir ve düzyazıyla gidilebilen her yere bu kitaplarla, sözcüklerle gidiyoruz.

Ana dil bilinci oluşturmak bizim için çok önemlidir. Öğrencilerimiz bilirler ki öğrenmekte oldukları ikinci, üçüncü diller ancak konuşabildikleri, düşünebildikleri ana dilleri kadar olabilir. “Kendi dilini iyi öğrenen kişinin başka bir dili öğrenmesi daha kolay oluyor.” tezinden yola çıkarak Almanca ve İngilizce Bölümü ile ortak çalışmalar gerçekleştirmekteyiz.

Dil bilgisi çalışmalarından sözlük-imla çalışmalarına, ana düşünce çalışmalarından okuma-anlama-yorumlama çalışmalarına kadar birçok konuyla donanan öğrencilerimizin yazı yazarken tüm bu çalışmalardan yararlanmasını bekler, bu beceriyi kazanmasını isteriz.

Öğrencilerimizin yazı çalışmaları okul dergimizi zenginleştirmektedir.

ETKİNLİKLERLE TÜRKÇE

Her yıl 26 Eylül’de “Dil Bayramı” kutlanır. Karamanoğlu Mehmet Bey’in, 1327’de Türkçeyi resmi dil ilan ettiği bir ferman çıkardığı söylenir. Bu fermanda “Bugünden sonra divanda, dergâhta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil kullanılmayacaktır.” sözleri yazılıdır. Biz de hem ona saygımızdan hem de Türkçe sevgimizden bu günü her yıl kutlarız.

Tüm etkinlikler “#benimiçinTürkçe” başlığı doğrultusunda yapılır ve bayram birbirinden renkli etkinliklerle kutlanır. Amaç, Türkçenin güzelliklerine ve inceliklerine dikkat çekmektir. Öğrencilerimiz tasarlanan rozetleri yakalarında ve çantalarında taşır; sözcüklerin yanlış yazımı, yanlış bildiğimiz atasözü ve deyimler, Türkçeyi doğru kullanmak adına tekerleme, açık/kapalı e çalışması gibi birçok konuda çalışır, okur ve yazarlar.

Okumak, çağdaşlığın en önemli göstergesidir. Kitap, gazete, dergi okumak; okuduklarını paylaşmak; şiir, öykü, deneme yazmak hiç de kolay değildir. Öğrencilerimizin yıl içinde Türkçe adına yaptıkları, okuma-yazmaya dair özel çalışmalarını aşağıdaki ölçütlerle ödüllendiririz.

  • Gazete sunumlarında fark yaratmak
  • Süreç yazmadaki yetkinlik
  • Kitap tanıtımı yapmak
  • Şiir ezberlemek
  • Münazara, yarışma gibi etkinliklere katılmak
  • Duvar Gazetesine destek olmak
  • İyi okur olmak ve kendiliğinden yazı yazmak

Ödül: En az üç özelliğe gerçekleştiren ya da aynı ölçüt içinde çok eylem gerçekleştiren

Özel Ödül: En az dört özellik ve üstü ya da aynı ölçüt içinde çok eylem gerçekleştiren

“Şair, ruhun ressamıdır.” diyor bir düşünür. Resimlerini sadece kendi ruhunun dehlizlerini ortaya çıkarmak için değil, aynı zamanda bizim de ruhumuza seslenmek için yapar. Bu resim şiirdir. Sözün büyüsüdür; bir tılsım, bir efsundur şiir, hakikat kapılarının anahtarı, en karanlık kuyunun dibindeki ışıktır.

Şiire ayrı bir önem veren Özel ALEV Okullarında artık gelenekselleşmiş hâle gelen Şiir Okuma Yarışması 7 ve 8. sınıfların yoğun katılımıyla gerçekleştirilir. Orhan Veli’den Atilla İlhan’a,  Özdemir Asaf’tan Cemal Süreya’ya birçok şairimizin şiirini öğrencilerimiz ezbere okur. Bu güzel şiirleri diğer öğrencilerimiz merakla dinler ve şiirin güzel dünyasına yolculuk ederler.

Orhan Veli Kanık’ı anmak, öğrencilerin şiir türüne ilgisini artırmak, yaratıcılıklarını geliştirmek, şiir yoluyla kendilerini ifade etmelerini sağlamak amacıyla İstanbul’daki resmi ve özel okulların 7- 8. sınıf öğrencilerinin katıldığı bir şiir yazma yarışması düzenliyoruz.

5-6. sınıflardan gazete ve dergilerden kesilen bir haber yazısı, 7. sınıflardan da fıkra (köşe yazısı), makale, röportaj, söyleşi, kitap-kişi tanıtım yazısı getirmelerini ve sınıfta sunmalarını isteriz. Öğrencilerimiz getirdikleri haberin magazin, cinayet, hırsızlık gibi konularda olmamasına dikkat ederler.

7. sınıf öğrencilerimiz her yıl münazara yarışması yaparlar. Araştırmak, bulduklarını yaşamla ilişkilendirmek ve sunum yapmak onlar için heyecan vericidir. “İnsanlar hayvanlara istediği gibi hükmedebilir, onlardan yaralanabilir/İnsanlar hayvanlara istediği gibi hükmedemez, onlardan yaralanamaz.” gibi her yıl değişen konu başlıklarıyla karşı karşıya gelirler. Bir taraf hükumet diğer taraf muhalefet olur. Türkçeyi iyi konuşan, konuyu iyi savunan, görsel kullanan taraf yarışmanın galibi olur. Aslında asıl galip hayattır çünkü öğrencilerimiz münazarada hayata dair çözümler sunar.

Okunan kitaplarla ilgili etkinlik yapmak, kitap okuma alışkanlığı kazandırmak için önemlidir. Her dönem bir kitapla ilgili etkinlik düzenleriz. Aşağıdaki örneklerde olduğu gibi:

*Behiç Ak’ın “Çatıdaki Gezegen” adlı kitabını okuyan 7. sınıf öğrencilerimizi bir sürpriz bekliyordu. Kitabın etkinliklerini yapmak üzere onları okulumuzun çatı katına çıkardık. Okuduklarının benzeri bir mekânla karşılaşmaktan büyük heyecan duydular. Kitapla ilgili etkinlik de onlar için çok ilgi çekiciydi. Birbirinden farklı sorularla, eşyalarla karşılaşan öğrencilerimiz kitaba dair drama kurgusu yaparak hem eğlendiler hem kitabı yaşadılar hem de öğrendiler.

*Nazım Hikmet’in masal kitabını okuyan 5. sınıflar, masalların içeriğiyle ilgili bir etkinlik gerçekleştirdiler. Gruplara ayrılan öğrencilerimiz kendilerine verilen resimleri masallarla eşleştirmeye çalıştı. Eşleştirmeyi yaparken tartışıp hangi resmin, hangi masalla ilgili olduğunu bulmak, resmi kesmek ve uygun yere yapıştırmak onlara büyük zevk verdi. Çalışma öncesinde ünlü şairden okudukları “Masalların Masalı”şiiri de onlar için unutulmazdı.

Oyunlar, boyalar, kartlar vs. dil bilgisi konularını öğrenciler için kâğıt üzerinden yaşama taşır. Eğlenerek öğrenmenin tadına varan öğrencilerimiz ezberlemenin de kolay yolunu keşfederler. Aşağıdaki etkinlik bunun bir örneğidir:

* Ahşap ekler etkinliğinde 7. sınıflar hem eğlendi hem de öğrendiği bilgileri pekiştirdi. Bir oyunla önce fiil yapısı ve ek fiil konusunu değerlendirdi. Sonra konularla ilgili bir ders saati grup olarak çalıştı. Çalışmaların sonunda tahta küplerle yarışma yaptı ve çok eğlendi.

İlkokul - Ortaokulda Yaşam